HZ. İSA VE MESİH İNANCI - İBRAHİM SARMIŞ
Kitabın ilk konusu Hz.İsa/Mesihin dönüşü inancı, Hz. Muhammed’in son peygamber olduğu inancına aykırıdır konusu. Bu başlık aynı zamanda kitabın ana fikrini ortaya koymaktadır.
Mehdi kelimesi üzerinde durulmakta, mehdiyet konusu hakkında tespitler yapılır iken genel olarak, Şia’nın bu konudaki yaklaşımları ortaya konarak eleştirilmekte. Sayfa 16’da mehdi ile ilgili Buhari ve müslim’in sahihinde sahih hadis olmadığı ifade ediliyor. Halbuki, Buhari ve Müslim’de geçen mehdiyet ile ilgili hadisler vardır. Kitabın ileriki sayfalarında, mehdiyet ve mesihiyet ile ilgili hadisler veriliyor ve değerlendiriliyor. Değerlendirme yapılırken, hadis usul ve kaidelerine göre değil de mantık ile yaklaşılmış ve eleştirilmiştir. (Tenkit kavramını özellikle kullanmıyorum çünkü tenkit hadis terminolojisi için geçerlidir, mantık ile eleştirme için kullanılmaz.) Buhari ve Müslim’de geçen bir hadisi örnek olarak buraya aktaralım inşAllah. Bu hadisin metin ve isnad konusunda çürütülmesi söz konusu olur ise yazar ve yazar gibi düşünenlere hak verilecektir. Yok sadece mantıksal yaklaşım ile eleştirilecekse, o zaman bu kardeşlerimize dua ederiz. Ebû Hureyre (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte Rasûlüllâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “İmâmınız (size namaz kıldıran önderiniz Mehdî) kendinizden olduğu halde, Meryem oğlu sizin içinize indiği zaman (o da sizin dîninize uyduğunda) acaba sizler nasıl olursunuz?” (Buhârî, Enbiyâ:50, no:3265, 3/1272, Müslim, Îman:71, no:155, 1/136, Beyhakî, el-Esmâ ve's-Sıfat, no:3265, 2/166) Müellif diyor ki; yapılan araştırmalar sonucu, mehdi ile ilgili hiçbir sahih hadis yoktur. Verdiği kaynaklara bakınca bu tespitin yanlışlığı açıkça ortaya çıkıyor. R.Rıza’nın tefsiri kaynak gösteriliyor. R.Rıza muhaddis yada şeyhul hadis değildir. Dolayısı ile hadis usulü kriterlerine göre, hadisleri tahriç edece yada tenkid edecek durumda değildir. Hem R.Rıza’nın hadis ve sünnete yaklaşımı, ehli sünnet usul ve kaidelerine uymadığından, hemen bir çok tespit konusunda ulema tarafından eleştirilmiştir. Diğer kaynak ise, El Bani’nin “Zayıf Hadisler Silsilesi” eseridir. Eserin adından anlaşıldığı üzere, zayıf hadisleri ihtiva eden bir eserdir. Zayıf hadisler mevzu/uydurma hadis değildir. Ricat anlayışı ve araştırmalarına göre mehdiyet tarihi ve kaynakları üzerinde duruluyor. Dinlere göre Mesih İsa inancı ve kaynakları başlığı altında, “Zerdüştlük, Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam” dinlerine göre izah edilmiş. Yahudilere göre, kurtarıcı bekleme konusu ayrıntılı bir şekilde izah ediliyor. Hıristiyanlar ile ilgili kısımda ise, Hıristiyanlık ve İnciller konusunda genel kültür bilgisi verilmiş. Ama, konu ile ilgili kısmına çok az yer veriliyor. İsa Mesih konusunun, islama göre anlaşılması, Hz.İsa’nın Kur’an çerçevesinde tanıması ile mümkün olduğu ifade edilip ilgili ayetler veriliyor. Hz.İsa’nın normal eceli ile öldüğü ifade ediliyor. Kur’an’da Hz.İsa ile ilgili,”Kelime, O’ndan bir Ruh, Ruhumuz” terimlerinin anlamları veriliyor. “Rab, baba, oğul” kelimeleleri, Hıristiyan terminolojisinde ne ifade ediyor denerek hem izah ediliyor hem de eleştiriliyor. Hz.İsa’nın yeryüzüne ineceği ile ilgili delil olarak getirilen Al-i İmran 55. ayet ve “Teveffa-Rafaa” kelimeleri analiz ediliyor. Kitap ehlinden herkesin ölmeden önce Ona/İsa inanması konusu eleştiriliyor. İsa mesihin yeryüzüne inişi ile ilgili bir çok hadis metin olarak veriliyor. Akabinde bu hadislerin değerlendirilmesi yapılıyor. Bu kısımda genel olarak Hayri Kırbaşoğlu’nun görüşlerine başvuruluyor. Verilen hadisler ise Buhari ve Müslim ağırlıklı. Hadisler değerlendirilir iken, hadis usulü ve kaidelerine göre değil de, (Cerh ve Tadil ilmine göre değil) akli yaklaşımlar ile eleştiriler yapılıyor. İsa Mesih ile ilgili çağdaş alimlerin yaklaşımları paylaşılıyor. Fazlur rahman, Derveze, Abduh ve R. Rıza gibi çağdaş alimlerin yaklaşımları veriliyor. İsa mesihin gelişi ve dinler arası diyalog ve hoşgörü arasındaki ilişkiler konusunda orijinal tespitlerde bulunuluyor. Diyalogcular eleştiriliyor. Kitabın sonucu kısmı kitabın özet çalışması denilebilecek şekilde tanzim edilmiş. Sonuç kısmında şu tespitler maddeler halinde verilmiştir. Mesih, mehdi ve Deccal konuları rivayetleri gelecekten haber verdiği için Kur’an’a aykırıdır. Hz. İsa, mucize olarak doğmuş, peygamber olarak gönderilmiştir. Kur’an’da İsa için “O’ndan bir ruh ve Ruhul Kudüs ile destekledik” ifadelerinin kullanılması, hiçbir şekilde tanrılık niteliği taşıdığı anlamına gelmez. Hz. İsa’yı kimse öldürmemiş ve asmamıştır. Hz. İsa beden olarak göğe yükselmediği gibi, beden olarak gökte ve diri değildir. Kıyametten önce gelmeyecektir. Kıyametten önce Mesih İsa’nın döneceği inancı, Hıristiyanlığı ön plana çıkarma çabasıdır. Mesih İsa ile ilgili rivayetler sahih değildir. Mehdi/Mesih inancı, insanların teslimiyetçi ve kaderci anlayışlarını katmerleştiriyor. Hz. İsa ve Mesih inancı İbrahim Sarmış Düşün Yayınları |