AYETLERİN IŞIĞINDA



Yazar : MUSTAFA İSLAMOĞLU

Kitap 6 ana bölümden oluşuyor. Birinci bölüm Ayetler Işığında diyerek başlıyor ve bütün kitaba adını veriyor...

Kitap, genel çerçeve olarak, güncel ve herdaim gündemde olan konuları Ayetlerin Işığında ele alıyor ve konulara ayetler ile, ayetlerin tefsiriyle cevap vermeye çalışıyor...

Sözün Gücünü Yaratanın Adıyla diye başlayan 'İnsanlığın temel problemlerinin hemen hemen aynı olduğuna, çözümün de yine tüm yanık gönüllerin sürekli muhtaç olduğu hayat suyu olan vahiy'de olduğuna vurgu yapan önsözde, 'Küçük bir not' olarak 'Bu yazılarda yer alan ayet mealleri tamamen bize ait olacaktır... Bazı ayetlere verdiğimiz meallerin mevcut meallerden farklı olmasının nedeni budur' bilgisi düşülmüş... Bazı ayetlere verilen meallerin bugün 'Hayat Kitabı Kur'an, Gerekçeli Meal-Tefsir' olarak önümüzde durduğunu bilmek heyecanlandırıyor insanı...

Ayetler Işığında,
Daima Allah'ın huzurunda bulunduğunuzu unutmayın,
Amellerin en güzeliyle ödüllendirilmek,
Çağın bütün eyyublarına! Sabır direniştir,
Hayatı bir nöbet bilmek,
Ey insanlar, Allah'a muhtaç olan sizsiniz makalelerini kitabın birinci bölümünde bulunan makaleler.

Efendim! ,
Gül kokusunu çağa taşımak,
Allah'a din öğretmeye kalkmak,
Hac bir diyalogdur,
Kitab'a uymayıp kitabına uyduranlar makaleleri kitabın ikinci bölümde...

Hissi dindarlıktan ilmi dindarlığa,
Kendi yüzümüzden,
Gidene bakın, neyin kalıcı olduğunu anlarsınız,
Dirileri mezarda ölüleri sokakta gördüm,
Emaneti ehline vermek,
İnsaf ne yana düşer be usta,
Size bir fasık haber getirdiğinde makaleleri kitabın üçüncü bölümde...

Müslümanlar sadece kardeştir,
Ezanla oynamaya gelmez,
Diyanet askere ne zaman briing verecek,
Tuğyan olan yerde tufan olmaz mı,
Kalpleri oyunda oynaşta olanlar,
Uzaktan gelen adamlar makaleleri kitabın dördüncü bölümde...

1'den niye korkuyorsunuz
Üç çeyrek yüzyılda ne değişti,
Allah'ın emri laiklik ile bağdaşmaz,
Kamusal alan işkencesi,
Kafirler istemese de Allah kamusal alana girer,
Şeytanın yörüngesine girmek,
Camide konser var,
Dreyfus'lar burada, Zola'lar nerede,
Şeytan'ın çarptığı faizcileri Milleti çarptı,
Tekbir ve Amiral, Bu nasıl kuyruk ki köpeği sallıyor,
Kuran'a göre zina(nın hükmü) makaleleri kitabın beşinci bölümde...

Amerika İlah değildir,
Filler ve Ebabiller,
Hukuksuz devlet olmaz,
Barbarlar ve Medeniler! makaleleri kitabın son bölümünde yer almış.

Kitabın ilk makalesi aynı zamanda kitabın arka kapak yazısı olarak da yayınlanmış.

Yazı Hazırlık: Kitaphaber.net


TADIMLIK

Daima Allah'ın Huzurunda Bulunduğunuzu Unutmayın!
Yazan: Mustafa İslamoğlu


İnsanoğlu, özü itibarıyla iyi bir varlıktır. Ondan kötülük sadır olması, özündeki bu iyiliği işine, eşine, hayatına, yoluna, yoldaşına taşıyamamasından kaynaklanır.

Peki niçin taşıyamaz.

Kendini kaybettiği için. Kendini kaybeden kendini bilmez. Kendini bilmeyen haddini bilmez. Haddini bilmeyen, kadrini ve kıymetini bilmez. Bunları bilmeyenin kula ve eşyaya kul olması da, kulları kendine kul etmeye kalkması da her an mümkündür.

İnsanoğlu yaratılmışlar içerisinde bilgiyi en çok üreten ve kullanan varlıktır. Fakat bu meziyetine rağmen bir de zaafı vardır: Yine yaratılmışlar içerisinde en çok unutan varlık da insandır.

Unutur. Kendisini unutur. Haddini ve hududunu unutur. Her haddini bilmezlik aslında unutmanın sonucudur. İnsanoğlunun unutması sadece dışındaki varlıklarla sınırlı kalmaz. Bizzat kendisini unutur. Bu unutma o derekeye varır ki, artık kendisine "şah damarından yakın olanı" unutur. O, Allah'tır; yani yaratıcısı, var edeni, her şeyini borçlu olduğu ve O'nsuz hiçbir şey olduğu zat.

Şah damarından yakın olanı unutan, şah damarını dünden unutur; değil mi.

Şah damarından daha yakın olanı unutmak, unutmaların en vahimidir. Unutma oraya varmışsa, o insandan artık her kötülük beklenir. Çünkü, artık onun unutamayacağı hiçbir şey kalmamıştır.

Böylelerinin kendini kaybetmesi beklenen bir durumdur. İnsanlığını kaybetmesi de öyle. İnsaf, vicdan, şefkat gibi insani değerlerden nasıl bu kadar yoksun olabilmesine şaşmamak gerek. Çünkü o Allah'ını bile unuttuktan sonra hangi güzelliği hatırlayabilir ki.

Allah, güzelliğin kaynağıdır. Tüm güzellikler O'ndan neş'et eder. Zira bir şeyin güzel olduğunu söylemek, onun anlamsız ve amaçsız olduğunu reddetmekle mümkündür. Bir şey amaçsızsa güzel de değildir. Bir şey anlamsızsa güzel de değildir.

Anlam ve amaçtan söz edilen her yerde doğrudan ya da dolaylı olarak Allah'tan söz ediliyor demektir. Var olan her şeyin bir anlam ve amaç taşıyor olması, şu alemdeki en istisnasız yasadır. Yerçekimi yasasından da, sebep-sonuç yasasından da daha temel bir yasadır.

Varlığın bu en temel ve istisnasız yasasını her an akılda tutmak, ancak her an Allah'ın huzurunda bulunduğumuzu unutmamakla mümkündür. İşte Kur'an da bu gerçeği hatırlatır:

De ki: Size tek bir öğüdüm var: İster başkalarıyla birlikteyken ister yalnız, daima Allah'ın huzurunda bulunduğunuzu unutmayın. (Sebe, 46)

Bu, kulun Allah karşısındaki esas duruşudur.
Bu, insanın Yaratan karşısındaki klas duruşudur.
Müslüman'ı karşısında esas duruşta görmek isteyen, bunu göremeyince çılgına dönen her sahte gücün unuttuğu budur. Müslüman Allah huzurundaki esas duruşunu, kulların keyfi için bozamaz.

Müslüman'a esas duruşunu bozdurmayı beceremeyenlerin Allah'a düşmanlıklarının altında, işte bu gerçek yatar. Kendinden aşağıdakileri kendine kul edenler, kendinden yukarıdakilere gönüllü kulluk edenler, Allah huzurundaki esas duruşunu bozmayanlar için sorarlar: Bunların arkasında kim var. Bu cesareti nereden alıyorlar.

Arkalarında biri yok. Sadece Allah'ın huzurunda olduklarını unutmuyorlar. Allah'a karşı esas duruşlarını bozmuyorlar.

Onlar bozmuyor diye, birileri neden bu kadar bozuluyor ki.


Yayınevi

:

Düşün Yayıncılık

Seri Adı

:

Mustafa İslamoğlu Kitaplığı

Yayın Dili

:

Türkçe

Barkod

:

9789755501604

Sayfa Sayısı

:

304 Sayfa

İlk Baskı Tarihi

:

Fiyatı

:

12.00 TL

Satış Durumu

:

Satışta